Webmaster Semtine Hoş Geldiniz!

kafama esti bir yazı yazayım dedim :)

efenim benim de bir blogum var ve kimse blogumun olduğunu bilmiyor. normaldir, insanın saklı kalma duygusunu tatmin etmesine yarıyor. günümüz “iletişim” çağında benim gibi iletişim özürlülerinin kendini ve “duygu”larını ifade etmelerine yarıyor. aynen günlük gibi bir şey. kelime olarak web günlüğü anlamına geliyor zaten. (kynk: translate.google.com.tr/#en|tr|blog). neyse, insani yönü tartışılır da falan da filan. teknik açıdan günümüz internet sisteminin “çin halk cumhuriyeti” diye tanımlarım ben. internetin büyük kısmını bloglar doldurur. ne de olsa herkesin bir blogu var(!)

http://www.birkafadanherses.com/wp-content/uploads/2009/05/turk-blog-cesitleri-blog-turleri.jpg

gelişmiş ülkeleri tanımlarsak belki de en çok blog sitesi barındıran sunucuların lokalizasyonuna bakarak gelişmişlik ve ya gelişmemişlik düzeyini ölçebiliriz. coğrafya hocamın ilk başta saçma dediğim ama sonradan “ulan harbiden herif doğru söylüyormuş” dediğim bir sözü var: “gelecekte ülkelerin gelişmişlik düzeyleri sahip oldukları su kaynakları ile ölçülecek”.doğrudur ancak, insanların okur yazar olmaları gelişmişlik düzeyi için yeter de artar bile. blogu olan insanın yorum yapabilme ve bir şeyler ortaya çıkarma yeteneği vardır.

***

diğer yazımda (unutmazsam) bir blogun nasıl oluşturulacağını ve blogunuzu nasıl paylaşacağınız hakkında ipuçları vereceğim. şimdilik benden bu kadar.

Temmuz 27th, 2009WordPress Sürüm Yükseltme

Başlamadan önce

  • Veritabanınızı yedekleyin.
  • Tüm WordPress dosyalarınızı ve, eğer varsa, .htaccess dosyanızı yedeğini alın.
  • Aldığınız yedeklerin tekrar kullanılabilir olduklarından emin olun.
  • Tüm eklentilerinizi yönetim panelinizden etkisizleştirin.

Önemli: Eğer bu aşamaları tamamlamadıysanız sürüm yükseltmeye başlamayın!

Sürüm Yükseltme Adımları

  • WordPress’i Türkçe kullanacaksanız WordPress son sürüm Türkçe paketi indirin, İngilizce kullanacaksanız İngilizce sürümü indirin ve paketi açın.
  • Aşağıda belirtilenler hariç, tüm eski WordPress dosyalarınızı silin;
  • Blog kök dizininde bulunan, /wp-config.php dosyası.
  • /wp-content dizini. Burada özel bir durum var; eğer varsa bu klasör içinde bulunan cache dizinini (/wp-content/cache) silmeniz gerekiyor.
  • /wp-images dizini.
  • Eğer farklı bir dil dosyası kullanıyorsanız /wp-content/languages dizini.
  • Kendi oluşturduğunuz dizin ve dosyalar.
  • İndirdiğiniz ve açtığınız yeni WordPress dosyalarınızı sunucunuza gönderin. Dosyalarınızı göndermeden önce ftp istemcinizin “sunucuda aynı adlı dosya varsa” ayarlarını “her durumda dosyayının üzerine yaz” şeklinde düzenlemeyi unutmayın (örneğin FlashFXP için; “Options > File exists rules?” şeçeneği ile ulaşacağınız ekrandan Uploading bölümünü; “Smaller > Auto Overwrite, Same > Auto Overwrite, Larger > Auto Overwrite” şeklinde değiştirin)..
  • Eğer farklı bir versiyonunu kullanıyorsanız, “Başlamadan önce” kısmında yedeğini aldığınız dosyalarınız içinden, /wp-includes dizinindeki locale.php dosyasını sunucunuzda yine aynı dizine ve eğer içine kural eklediyseniz .htaccess dosyanızı sunucunuzun kök dizinine geri yükleyin.
  • /wp-admin/upgrade.php’yi çalıştırın. Blogunuzda çok fazla içerik varsa bu işlem biraz vakit alabilir, sabırlı olun.
  • İstediğiniz kalıcı bağlantı (permalink) tipini ayarlayın ve gerekiyorsa .htaccess dosyasınızın içeriğini güncelleyin.
  • Kullandığınız pluginlerin ve temanın yükselttiğiniz WordPress sürümü ile uyumlu yeni sürümlerinin olup olmadığını araştırın ve varsa yenilerini yükleyin.
  • Pluginleri yeniden aktifleştirin.
  • Değişiklikleri kontrol edin.

İlginç ve eğlenceli bir yöntem titretmek.Hiç denemedim ama can sıkkınlığında denemenin faydası var.Websayfanızı titretmek için gerekli kod satırı..
Kodlar konu içerisindedir.

Kod:
<SCRIPT LANGUAGE="JavaScript1.2">

<!-- Begin
function shake(n) {
if (self.moveBy) {
for (i = 10; i > 0; i--) {
for (j = n; j > 0; j--) {
self.moveBy(0,i);
self.moveBy(i,0);
self.moveBy(0,-i);
self.moveBy(-i,0);
}
}
}
}
// End -->
</script>
</HEAD>
<BODY bgcolor="red">
<center><font color="white">

<h1>DÜĞMEYE BASIN VE OLANLARI GÖRÜN</h1>
<br>
<h3>dilerseniz seri bi şekilde space'e basmayı deneyin</h3>

<center>
<form>
<input type=button onClick="shake(2)" value="BAŞLA">

</form>

Orjinal Link

Yazılan programların web alanına gönderilmesi :
Kendi yazdığınız ya da başkası tarafından yazılmış hazır programların internet’te sağlıklı olarak çalışabilmesi için FTP programı ile gönderilirken bir takım ayarların yapılması gereklidir.

Dosyaları ASCII olarak gönderin :
Yazdığınız CGI programlarını (*.cgi ya da *.pl) ve bu program içerisinde kullandığınız veritabanı dosyaları (*.txt, *.dat…) delenmemiş metin tabanlı yani ASCII dosyalardır. Bunun windows işletim sisteminde çalışan server’larda bir önemi olmasa da Linux işletim sistemi bulunan bir bilgisayarın server’ı için ASCII ve BINARY gönderilen dosyalar farklı şeyler ifade eder. Eğer bir cgi dosyası ASCII olarak değil de BINARY olarak gönderilirse internet alanında Internal Server Error (hata 500) hatası alınır.

Cute FTP ile CGI dosyaları gönderilirken varsayılan ayarlarla çalışılıyorsa herhangi ek ayar yapmanıza gerek yoktur. Cute FTP dosyaları göndrirken ASCII - BINARY ayrımı yapar ve dosyanın türünü anlar, ona göre gönderir.

Wise_FTP programını kullanıyorsanız CGI programlarını gönderirken sağdaki büyük pencerenin en altındaki radyo butonlardan “ASCII” butonunun işaretli olduğuna dikkat etmelisiniz. Aynı şekilde eğer resim, müzik ya da sıkıştırılmış ZIP dosyası gönderiyorsanız “Binary” seçeneğini işaretlemelisiniz.

Diğer FTP programlarında da dosyaları gönderme esnasında ya da dosyaların gönderileceği server’a bağlanma esnasında yapılacak bir ayar mutlaka vardır.

Chmod ayarı :

Chmod Unıx sistemlerde dosyalara izin hakkı (permissions) vermeye yarayan bir komuttur. Unıx sistemlerde dosyalara 3 tür izin verilebilir.

Bunlar;

okuma (read), yazma (write), çalıştırma (execute) dir. chmod ayarı ile CGI dosyalarımızın ve içindeki şifre gibi bilgilerimizin güvenliğini sağlayabiliriz. CGI dosyaları genelde 755 chmod ile çalışırlar. Bunun anlamı; sahibi için okuma, yazma çalıştırma, diğerleri için ise okuma ve yazma anlamına gelir. Başka birisi serverınızdaki CGI dosyalarını silemez, içeriğini göremez ve değiştiremez. sadece çalıştırabilir. Veri dosyaları genelde CGI dosyalarının form vasıtasıyla gönderdiği bilgileri depolama amacıyla kullanılır. Genelde chmod’ları 644 ya da 666′dır. sadece yazılıp okunma izinleri vardır, çalıştırılamazlar.

Cute FTP programı ile dosyayı gönderdikten sonra dosyaya chmod ayarı yapmak için dosyaya sağ tıklayıp “chmod” yazan bölümü tıklayın ve çıkan pencerede dosyaya vermek istediğiniz chmod’u yazın.

Wise FTP ile chmod ayarı yapmak için dosyaya bir kere sol tıklayarak seçili hale getirin, sonra sağ tıklayın ve “chmod” yazan yere bir kere tıklayın, çıkan pencereye vermek istediğiniz değeri yazın.

Eğer web alanına gönderdiğiniz bir CGI programını browser üzerinden çalıştırmak istediğinizde “Internal Server Error” hatası alıyorsanız şu ihtimalleri gözden geçirin ;

  • Perl yolu (shebang) yazılmışmı, doğru mu?
  • Dosya ASCII olarak gönderilmiş mi?
  • Chmod ayarı yapılmış mı, Doğru mu?
  • Dosyanın içinde bulunduğu dizinin CGI/Perl programları çalıştırma izni var mı?

CGI/Perl programcılarının ya da hazır programları kullanan kişilerin dosyaları web alanına upload etmesi esnasında en çok yaptıkları hata bunlardır.

Windows server’larda dosyaları direk klasörden klasöre taşıyabilirsiniz. ASCII - Binary olması farketmez zaten böyle de bir ayar yoktur. Ayrıca chmod ayarı yapmanıza da gerek yoktur.

Temmuz 11th, 2009Nofollow Ne? Nofollow Nedir?

Bugün, bir çok çözüm üretilmiş olmasına rağmen, halen web siteleri üzerinde yayılan spam engellenemiyor. Özellikle yüksek trafik alan, arama motorlarınca sevilen bir siteniz varsa ve bu siteniz yapısında, kullanıcı etkileşimi yaratmak adına, okurlarına yorumlar ve yazılar eklemek gibi özellikler barındırıyorsa başınız mutlaka spam ile beladadır. Çünkü hepimiz biliyoruz ki;
daha çok bağlantı = daha yüksek PageRank değeri = daha çok trafik ve daha çok para!
demek. Bu yüzden de, özellikle bağlantı desteği bulma şansı düşük olan hassas konulardaki (porno, ilaçlar, kumar vs.) içeriğe sahip sitelerin sahipleri sıklıkla web spami yaratarak sitelerini arama sonuç sayfalarında daha yüksek yerlere taşımaya çalışıyorlar.
İşin kötü tarafı bu site sahipleri kendi sitelerine yarar sağlamaya çalışırken sizin sitenizde sadece görüntü kirliliği yaratmakla kalmıyorlar, arama motorlarındaki durumunu da etkileyebiliyorlar. Google bu tip spam yaratan siteleri farkettiğinde indeksinden çıkararak onları cezalandırırken bu sitelere link vererek (!) yücelten sitelere de pek hoş gözle bakmıyor ve suç ortağı muamelesi yaparak aynı cezaya tabii tutabiliyor. Haksız da sayılmaz, çünkü size link verenleri kontrol edemezsiniz ve dolayısı ile bu bağlantılardan sorumlu tutulamazsınız, fakat sitenizden diğer sitelere yönlendirilecek bağlantıların sizin kontrolünüzde olması gerektiği için bunlardan pekala sorumlu tutlabilirsiniz.
Google, 2005′in başlarında, böyle bir durum ile karşı karşıya kalmak istemeyen web sitesi sahiplerine bir yöntem önerdi; rel=’nofollow’. Google, arama robotunun bu tagı gördüğü linkleri değerlendirme dışı tutacağını bildirdi ve webmasterlara iyi ile kötünün ayırımında Google yardımcı olmaları ve sitelerindeki dış bağlantılar nedeni ile zarar görme ihtimallerini en aza indirme şansı verdi. Daha sonra Yahoo! ve MSN’in de destek verdiği bu etiketi bugün, aralarında popüler WordPress ve Movable Type’ın da bulunduğu, birçok blog yazılımı tarafından destekleniyor ve yorum alanlarındaki bağlantılar otomatik olarak rel=’nofollow’ etiketi ile donatılıyor.

Peki bu etiket bağlantıya nası ekleniyor?

Normalde bir html bağlantısı aşağıdaki şekildedir;

Kod:
<a href="http://www.r10.net">webmaster forumu</a>

Bu etiket ile bağlantı şu şekli alıyor;

Kod:
<a href="http://www.r10.net" rel="nofollow">webmaster forumu</a>

Blog yazılımları, eğer bu etiketi destekliyorlarsa, yorum alanlarında verilen bağlantılara otomatik olarak bu etiketi ekliyorlar, sizin bir şey yapmanıza gerek kalmıyor. Google bu etiketi içeren bir bağlantı gördüğünde onu yokmuş varsayıyor ve değerlendirmeye almıyor, fakat bu rel=”nofollow” etiketi içeren bir sitenin bu etiket nedeni ile kötü bir puan alacağı anlamına gelmiyor. Bu etiketi içeren link bulunduğu sayfanın arama motorları açısından durumunu etkilemediği gibi bağlantının yönlendiği sitenin durumunu da olumsuz etkilemiyor.
Bu etiket sadece yorumlar gibi kullanıcı girdi alanlarında kullanılmalıdır gibi bir kural da yok, aksine blogunuzda (ya da web sitenizde) istediğiniz herhangi bir alanda ihtiyaç duyduğunuzda kullanabilirsiniz.
Anlatım:Labidu
Orjinal Link

Birgün blogger sizinde sitenizi ortadan kaldırırsa şaşırmayın.Net günlüğü adında yayın yapan blog yazarının başına gelenleri okuduktan sonra burda gördüğüm yazıyı sizlerle paylaşmak istedim.Net günlüğü sitesinin spam olabileceği için silindiği cevabını bloggera attığım mail sonucu almış ve ben takip ederdim gayet güzel bir blog sayfası vardı.

Neyse eğer bu şekilde bir şanssızlığa rastlarsanız ki aramızda malesef çok şanssız insanlar da var.Hemen google da blogger günlüğümü kapattı ne yapmam lazım yazmayın yazmak zorunda kalmayın.Siteniz elinizdeyken yedeğini alın bulunsun.Buda bizden size bir ipucu olsun.

http://www.codeplex.com/bloggerbackup adresinden indirebileceğiniz Blogger Backup programı ile Blogger hesabınızdaki tüm blogların yedeğini almanız mümkün. Yedekleme bir XML dosyasına yapılıyor ve tüm bilgilerle birlikte elinizde metin tabanlı bir dosya olmuş oluyor.


Programın kullanımı kurulumu hakkında ki detaylı bilgilere ulaşabilmek için blog.leventdal adresine uğramanız lazım.Kendisine bu çalışmadan dolayı teşekkür ediyoruz.

Kimileri için üstte yer alan çubuk bir sorun kiminlerine de bir ihtiyaç gibi gelmektedir. Çoğu blogger bu navbar’ı blogunda görmek istemeyebilir.

Hatta, Navbar’ın renk fakiri olmasından dolayı blogunuzun görünümünü bile bozabilir.

Biz de bu yazıda üstteki bu çubuğu nasıl kaldırırız onu tarif edelim dedik. İşlemler her zamanki gibi çok basit. Alttaki kodları kopyalıyoruz. Blogger’ın Kontrol Panel’ine giriş yapıp, alttaki kodları CSS kısmına yapıştırıyoruz.

#navbar-iframe {
height:0px;
visibility:hidden;
display:none
}

CSS kısmı nerede derseniz bir ipucu genelde başta olur ve # işareti ile başlar.

Blogger’ın başlık standart klasiktir. Blog İsmi: Yazının Başlığı şeklindedir. Alttaki kodları kullanarak durumu tam tersine çevirip Yazının Başlığı - Blog İsmi şeklinde yapmayı tarif edeceğim.

Kontrol Paneline giriş yapıyoruz, Şablon sekmesinde HTML’sinii düzenle kısmında,

Kod:
<title><data:blog.pageTitle/></title>

buluyoruz. Bu kodun yerine alttaki kodları yapıştırıyoruz.

Kod:
<b:if cond='data:blog.pageType == "item"'>

<b:section id='titleTag'>
<b:widget id='Blog2' locked='false' title='Blog Posts' type='Blog'>
<b:includable id='comments' var='post'/>
<b:includable id='postQuickEdit' var='post'/>
<b:includable id='main' var='top'><title><b:loop values='data:posts'
var='post'><b:include data='post' name='post'/></b:loop> - <data:blog.title/></title></b:includable>

<b:includable id='backlinkDeleteIcon' var='backlink'/>
<b:includable id='feedLinksBody' var='links'/>
<b:includable id='backlinks' var='post'/>
<b:includable id='status-message'/>
<b:includable id='feedLinks'/>
<b:includable id='nextprev'/>
<b:includable id='commentDeleteIcon' var='comment'/>
<b:includable id='post' var='post'><data:post.title/></b:includable>

</b:widget>
</b:section>
<b:else/>
<title><data:blog.pageTitle/></title>
</b:if>

Bunun ne faydası var derseniz, Google başlık kısmından 80 adet karakter alır. Sitenizin adı uzun bir de başlık uzunsa Google başlığı tam indexleyemez. Google’ın işini zorlaştırmak istemeyiz değil mi?

Orjinal Link

Temmuz 11th, 2009Blogunuzdan Para Kazanın

Bir blog kurdunuz ve ziyaretçi sayınız epey arttı. O zaman blogdan manevi destek değil maddi destek te beklemenin zamanı gelmiş demektir.

İnternetten para kazanmanın temiz yolları vardır. Örneğin Google Adsense. Google kurduğu bu sistem sayesinde reklam verenler ile yayıncılar arasında bir bağ kurmuştur. Asıl aslan payını Google kazansa da şu an bir blogcunun kullanabileceği en iyi sistem Google Adsense’dir.

Çünkü ödemelerin aylık yapılır, çünkü dolarladır, çünkü diğer tık başına para veren siteler Google kadar kazandırmayı garanti edemez.

Sizin yapacağınız Google kodlarını siteye yerleştirmek ve tıklayacak aç ziyaretçileri bulmaktır.

Ülkemizde Windows Messenger ve Blogger kullanımı fazla olduğu için bunlarla ilgili yazılar yazabiliyorum.

Bu yazımda da bu iki ünlünün buluşmasının nasıl yapılacağını tarif edeceğim. Bu basit arayüzlü site ile Blog’unuza MSN ekleme aparatı ekleyebilir, okurlarınızın sizin MSN adresini kendi kişi listelerine eklemelerini kolaylaştırabilirsiniz.

Siteye girdiğimizde, ilk olarak stil seçiyoruz, sonra 5 renk arasından bir renk, sonra slogan ve msn adresinizi girip Next diyorsunuz. Sonra verilen kodları Blog’unuza koyarak monte etmiş oluyorsunuz. Eğer Blogger kullanıyorsunuz Add to Blogger butonu ile hızlıdan ekleyebiliyorsunuz.

Bunun ne avantajı var diye sorarsanız, bir kere adresinizi ortalık yere yazmadığınız için SPAM yeme ihtimalini kaldırıyorsunuz. Amaca uygun olarak sadece kişiler sizi ekliyor.

Ayrıca sadece Blog’unuza değil, Facebook profilinize de ekleyebilirsiniz.
Orjinal Link


© 2007 Webmaster Semtine Hoş Geldiniz! | CumhuriyeT| Alt Yapı: WordPress
Web Tasarım Sitemap www.websitepagerank.net - Pagerank Anzeige ohne Toolbar Link Değişimi